MODERN KIBRIS FOTOĞRAFI VE Üç Vizyon 2003

MODERN KIBRIS FOTOĞRAFI VE ÜÇ VİZYON

 

Buket Özatay “Düşlerimin Dalgası” çalışması XI Devlet Fotoğraf yarışmasında Başarı ödülüne layık görülmüştür. Siyah –beyaz olan çalışma , metalik izlenimi veren siyah, gri, beyaz üçer kez tekrarlanmış paralel alandan oluşmaktadır. Gri bölgede yer alan birbirine paralel siyah çizgiler, yatayda konumlanmış kadrajın dikey dengesini sağlamakta ve komposizyonun vurgu gücünü arttırmaktadır. Soyutlama yapılan nesnenin ne olduğu önemli değildir. Ancak Özatay'ın fotoğrafını “Düşlerimin Dalgası” olarak adlandırması, izleyiciyi yönlendirerek fotoğrafın biçim- içerik özelliklerinin ötesinde, sanatçının kimliği ve yaşama bakışı üzerine ve hatta bizzat kendi görüşlerini tartışmaya yönlendirmektedir. Sanatçının seçtiği bakış açısı ve form yorumlama özellikleri, 1920-30 yılları arasında etkili olan Yeni Nesnellik avant-garde sanat akımının teknik ve sanayiye ait araç gereçlerin güzelliğini ortaya koyan fotoğraflarını çağrıştırmaktadır. Akımın ileri dönem temsilcilerinden Peter Keetman tarafından üretilen “Wolkswagan Fabrikası” (1953) ve “Pompa” (1960) fotoğrafları ile olan görsel benzerliği ile dikkat çekmektedir.Burada benzerlik ile ifade edilmek istenen, nesne algısının ve soyutlama duygusunun tarih- mekan- kimlik belirleyiciliğinden arınmış olarak, yetkin bir fotoğrafik söylem tarzının günümüzde özgün bir vizyonun parçası olarak Keetman'ın teknik mükemmeliyetçi, soğuk tavrına karşın, Özatay samimi ve naiv bir tavır sergilemektedir

 

DÜŞLERİMİN DALGASI - DREAM WAVES

DÜŞLERİMİN DALGASI - DREAM WAVES

Özatay'ın dikkat çeken diğer çalışmalarından ikisi, XI.Devlet Fotoğraf Yarışmasında sergilenen “İsimsiz II” ve X.Devlet Fotoğraf Yarışmasında belgesel dalında sergilenen “Hayat Kilidi” dir.Yapıtlar kapılar, duvarlar vb. yüzeyler üzerinde bırakılan insan izlerinin, zamana karşı olan direnişinin sanatçının duyarlılığı ile ayrımlanarak saptanmasıdır. Duvar yüzeyindeki yazılar ve şekiller nedeniyle Grafiti sanatıyla bağdaştırabileceğimiz fotoğraflar, kırmızı ve gri renk vurguları ile dikkat çekmektedir Fotoğraf tarihinde, Andre Kertesz'in “Rue de Vanves” (1928)'de sokağın köşe duvarını kaplayan afişlerden saptadığı Paris yaşamından,Brassai'nin “Grafiti of Lutéce”(1950) yapıtındaki duvar üzerine tebeşirle çizilmiş şekillerden, Walker Evans'ın FSA (Farm Securıty Admınısratıon) çerçevesinde 1930'lu yıllarda Amerikan çiftçilerinin, işçilerinin zorlu yaşamlarını evlerinin duvarlarında, yaşadıkları sokaklarda bıraktıkları izlerden hareketle saptamasıyla yetkinleşen görsel ifade biçimi günümüzde de etkisini korumaktadır. Özatay'ın fotoğrafları bağımsız birer soyutlama olup, doğrudan sosyal vurgular değil, bireysel izlenimlerin yansıtıcısı olarak değerlendirilmeye açıktır.

HAYAT KİLİDİ

HAYAT KİLİDİ

IMG_7344.JPG

Özatay'ın X.Devlet fotoğraf yarışması Yaratı dalında teşvik ödülü aldığı “Umutsuzluk” ve belgesel dalında sergilenen “Masum Düşler 1” fotoğrafları biçim ve renk benzerlikleri ile eşleştirilebilirler. “Umutsuzluk” fotoğrafının görsel unsurları ahşap kapılar üzerindeki açık pencerelerin üzerine rast gele çakılan mavi sarı tahtaların yarattığı komposizyonda, nesnelerin sıralanışı, birbirlerine göre konumları formun iç dinamiğini ön plana çıkartmaktadır.

Görüntünün biçimsel yapısı, terk edilmiş mekanın karanlık pencerelerine çakılı tahtaların gizlediği iç mekan, içeriğin anlamın karşılığına dönüşmekte, çaresizliği vurgulamaktadır. “Masum Düşler 1” fotoğrafında ise, diğer insanların duvarda bıraktıkları boya izlerinin kenarındaki yıkıntıdan , duvarın öte yanında oyun oynayan çocuğun masumiyetini gözetliyoruz. Umutsuzluğun umuda dönüşmesi duygusunu paylaşırken, teknik olarak da fotografik dil yetisinde etkili bir anlatım biçimi olan “çerçeve içinde çerçeve” formatı ve “voyeurism” estetiğinin hazzını bir arada yaşıyoruz.

UMUTSUZLUK - DESERTETİON

UMUTSUZLUK - DESERTETİON


Özatay'ın XI.Devlet fotoğraf yarışmasında sergilenen “İsimsiz1” ve “Ruhumun Yansıması” fotoğrafları ise, sert yüzeylerdeki renk dalgalanmaları ve birbirlerinin içinde eriyen geçiş hatları ile diğer işlerden ayrışmaktadır. Fotoğraflar bu yapıları ile, 1950'li yıllarda Amerikan resim sanatında etkili olan Clyfford Stil, Mark Rothko, Robert Motherwell vd.. işleri ile yücelen Amerikan Soyut Ekspresyonizm örneklerini çağrıştırmaktadır.

IMG_7348.JPG


IMG_7346.JPG


.

Fotoğraflar ile resimler arasındaki benzerlik ve çağrışımlar sadece biçimsel değil içerik ve sanatçının kendini ve yapıtını tanımlama boyutunda da kesişmektedir.Özatay'ın “İsimsiz1”yapıtında saptadığı yüzeyin renk dağılımı ile Still'in 1957 tarihli eserindeki renk dağılımları ve her iki yapıtında adsız olması gibi. “Ruhumun Yansıması” fotoğrafı ile Motherwell'in XXXIV.İspanya Cumhuriyetine Ağıt resmindeki simetrik yapı benzeşmesinin ötesinde, Motherwell yapıtını dünyaya mal olmuş siyasi ve entelektüel alt yapısı olan bir olaya göndermeyle adlandırarak bireyselliğini sergilerken, Özatay aynı formal yapıyı doğrudan kendi yaşamına eşleştirmiştir. Bu tür özgün yorumların aynı süreçte yer alabilmesi ise post-modern zamanların espirisidir.